Koronafobiye dur demenin yolları

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından tüm dünyada pandemi ilan edilen koronavirüs; ev izolasyonu, hastalık endişesi, aşırı tedbir, güvensizlik, stres ve kaygıyı da beraberinde getirdi. İnsanlar virüs kapma endişesiyle evlere kapanırken bocalama...

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından tüm dünyada pandemi ilan edilen koronavirüs; ev izolasyonu, hastalık endişesi, aşırı tedbir, güvensizlik, stres ve kaygıyı da beraberinde getirdi. İnsanlar virüs kapma endişesiyle evlere kapanırken bocalama hali ve sıkıntı da baş gösterdi. Bütün bu yaşananların koronafobiyi ortaya çıkardığını söyleyen Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Burcu Kök Kendirlioğlu, zihinsel sağlığı korumanın yollarını anlattı.


COVID-19 RUHSAL SORUNLARI DA BERABERİNDE GETİRDİ


Küresel salgınların bireyler ile toplumlar üzerinde strese neden olabileceğini, korku ve kaygının bunalımı tetikleyebileceğini dile getiren Dr. Kendirlioğlu, “COVID-19 salgını sırasında kendiniz veya sevdiklerinizin sağlığıyla ilgili korku ve endişe, uykusuzluk ya da aşırı uyuma hali, iştahsızlık ya da aşırı yeme isteği, dikkati toparlamakta ya da konsantre olmakta zorluk, kronik sağlık sorunlarının kötüleşmesi, alkol, sigara ya da diğer ilaçların kullanımının artması gibi durumlar yaşanabilir” dedi.


“GÜNLÜK RUTİNİNİZE DEVAM EDİN”


Evde izole hayat sürerken dahi günlük rutinin devam ettirilmesini öneren Dr. Kendirlioğlu, evden çalışanların çalışma saatlerini işe gidiyormuş gibi planlayabileceğini söyledi. Dr. Kendirlioğlu, “Sürekli evde kalmak uyku saatlerinin kaymasına neden olabilir. Bunu engellemek için daha önceki yatış ve kalkış saatlerinizi uygulayın. Yemek rutininizi değiştirmeyin. Bu süreci kendinizi geliştirmek ve kendinize yatırım yapmak için bir fırsat olarak görmelisiniz” diye konuştu.


“ZİHİNSEL DAYANIKLILIĞI ARTIRIN”


Eğer hafif de olsa hastalık belirtileri veya şüpheli kişilerle temas öyküsü varsa 14 günlük izolasyonun uygulanması gerektiğini vurgulayan Dr. Kendirlioğlu şunları söyledi:“Bu süreçte herkes zihinsel dayanıklılığını arttırmalıdır. COVID-19 ile ilgili konuşmaya ve dinlemeye gereğinden fazla maruz kalmayın. Tekrarlayan biçimde krizi konuşmak endişeye neden olur. Bedeninize iyi bakın. Sağlıklı, dengeli yemekler yemeye çalışın. Düzenli egzersiz yapın. Her sabah ev ortamında da basitçe yapabileceğiniz aerobik hareketler güne zinde başlamanızı sağlar. Endişe ve kaygınızı da yatıştırır, moralinizi yerine getirir. Uyku saatlerinize dikkat edin. Alkol ve sigaradan kesinlikle uzak durun” 


“AİLENİZLE SIK SIK İLETİŞİME GEÇİN”


Rahatlamak için bu durumun geçici olduğunu sık sık hatırlamak gerektiğini aktaran Kendirlioğlu, “Normal yaşamınıza dönmek, kendinizin ve çevrenizdekilerin moralini yüksek tutmak için sevdiğiniz aktiviteleri birlikte yapmaya çalışın. Telefon ya da görüntülü konuşmayla arkadaşınız ya da aile üyenizle sık sık iletişime geçin. Sadece virüs ya da salgınla ilgili konuşmayın. Neler yaptığınızı, gelecekle ilgili olumlu planlarınızı anlatın” dedi.


“UMUT DUYGUSUNU KORUYUN”


Evin dışına çıktığınızda kalabalık ortamlarda bulunmaktan ve toplu taşım araçlarını kullanmaktan kaçınma uyarısında bulunan Dr. Kendirlioğlu, “Sosyal mesafeye dikkat ederek sağlıklı ilişkileri sürdürün. Kişilerle aranızda en az 1 metre mesafe olmalı. Umut duygusunu koruyun ve olumlu düşünmeyi sürdürün. COVID-19 hakkında sadece güvenilir bilgileri paylaşın. Doğru bilgileri paylaşmanız başkalarının korkularını yatıştırmanıza ve onlarla bağ kurmanıza da yardımcı olabilir. Nefes ve gevşeme egzersizleri yapın. Sosyal mesafeyi koruyarak ve kendiniz ile çevrenizdekileri riske atmadan kısa süreli yürüyüşler yapabilirsiniz. Sürekli evde ve hareketsiz kalmak bir süre sonra isteksizliğe ve o da mutsuzluğa neden olabilir” diye konuştu.


GÜÇLÜ BAĞIŞIKLIK İÇİN SAĞLIKLI BESLENİN


Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Diyetisyen Özge Yılmaz ise nasıl beslenmek gerektiği konusunda bilgi verdi. Virüsle savaş sırasında bağışıklık sisteminin güçlü olmasının önemine dikkat çeken Yılmaz, “Susamasanız bile gün içinde en az iki litre su içtiğinizden emin olun. Tam tahılları tüketmeyi ihmal etmeyin. Yoğurt, kefir, lahana turşusu tüketin. Haftada en az üç kez kuru baklagillere, en az iki kez Omega-3 bakımından zengin balıklara yer verin. Badem, yerfıstığı, ay çekirdeği, fındık gibi yağlı tohumlar bağışıklık sistemini destekleyen E vitaminlerine ağırlık verin. Her gün beş porsiyon taze sebze ve meyve tüketin” dedi.