400 bin diyabetliden 8 bini organ kaybı yaşıyor

Türkiye’de en sık rastlanılan hastalıklardan biri olan şeker hastalığı, her geçen gün artış göstermektedir. Dünya Sağlık Örgütü’nün yaptığı araştırmaya göre, şeker hastalığına bağlı olarak oluşan komplikasyonların başında gelen...

Türkiye’de en sık rastlanılan hastalıklardan biri olan şeker hastalığı, her geçen gün artış göstermektedir. Dünya Sağlık Örgütü’nün yaptığı araştırmaya göre, şeker hastalığına bağlı olarak oluşan komplikasyonların başında gelen diyabetik ayak yarası nedeniyle dünyada her 30 dakikada bir kişi ayağını kaybetmektedir. Türkiye’de ise her yıl 400 bin kişide diyabetik ayak yarasına rastlanılırken bunlardan en az 8 bini organ kaybı yaşamaktadır. 

Diyabetik ayak dünyada her 5 diyabet hastasından 1’inin hastaneye ilk başvuru nedeni olduğunu belirten Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Kadir Göktürk, “Diyabetik ayak yarası veya diyabetik ayak ülseri olarak adlandırılan bu sorun, diyabet hastalarının en önemli problemlerinden biridir” dedi. Her 8 diyabet hastasından birinin hayatının bir döneminde ayağında yara açıldığını, eğer kontrol altına alınmazsa, yaraların iyi tedavi edilseler bile ayağın kesilmesine neden olabileceğini belirten Uzm. Dr. Kadir Göktürk, “Günümüzde araştırmalar gösteriyor ki diyabet birçok kanserden daha ölümcül bir hastalık haline geldi. Ayakta açılan yaralar ise ayağın kesilmesinden, hayati riske kadar pek çok soruna yol açabiliyor” ifadelerini kullandı.

BU BELİRTİLERE DİKKAT!

Vücutta birçok organı olumsuz açıdan etkileyen şeker hastalığının en çok ayaklarda tahribata neden olduğunu söyleyen Medicana Çamlıca Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Kadir Göktürk, “Sinir hasarı, damar tıkanıklığı, kontrolsüz şeker hastalığı ve kontrolsüz diyet, yetersiz ayak bakımı, yetersiz ayak hijyeni, ciltte kuruluk, fiziksel travmalar diyabetik ayak yarasına neden olabilecek durumlar olarak karşımıza çıkıyor. Parmakların su toplaması, parmakların arasında oluşan mantar enfeksiyonu, baş parmağın diğer parmaklara doğru bükülmesi, topuk dikeni, topuk ağrısı, pençe ayak, tırnak batması, deride kuruluk ve çatlaklar, nasır ve ülser, siğil oluşumu, yürüme veya istirahat sırasında ağrı hissi, deride soyulma ve iltihaplanma, deride kalınlaşma ise hastalığın en sık görülen belirtileri arasında yer alıyor” dedi.

KİMLER RİSK ALTINDA?

Şeker hastalarının ayaklarında iyileşmesi güç olarak karşımıza çıkan bu yaraların, kişideki enfeksiyona yatkınlık oranlarıyla kolaylıkla iltihaplanıp ‘Diyabetik Ayak Enfeksiyonu’na dönüşebileceğini kaydeden Uzm. Dr. Göktürk risk taşıyan hastalar gruplar hakkında şunları vurguladı:

“Diyabetik ayak problemi her yaşta görülebileceği gibi ileri yaşlarda risk daha çok artar. Kan şekeri seviyesi yüksek seyreden kişiler, ayakta daha önce yara açılmış kişiler, ayakta his kaybı olanlar, diyabete bağlı böbrek hasarı gelişenler, görme bozukluğu/kaybı olanlar, damar tıkanıklığı gelişenler, sigara kullanımı olanlar, ayak temizliğine dikkat etmeyenler, şişman kişiler, ayak ve tırnakta mantar enfeksiyonu olanlardır.”

İHMAL EDİLİRSE AYAK KAYBINA SEBEP OLABİLİR

Bu hastalığın görüldüğü kişilerde uygun antibiyotik tedavisine uzman doktorlarca başlanması gerektiğinin altını çizen Uzm. Dr. Göktürk, “Diyabetik ayak yarası tedavisinde öncelikle diyabet kontrol altına alınır. Diyabetin kontrol altına alınmasının yanı sıra damar tıkanıklığı söz konusu ise öncelikle damar tıkanıklığı açılmalıdır. Diyabetik ayak yarası tedavisine başlanmadan önce yara uzman doktorlar tarafından iyice değerlendirilmelidir. İhmal edilen ve tedavi edilmeyen diyabetik ayak yaraları ilerleyici olup organ kaybına veya kangrene neden olabilir. Kangren sonucunda ise hasta parmaklarını veya ayağını kaybedebilir” ifadelerini kullandı.

Diyabetik Ayak Yarasından korunma yollarını da anlatan Uzm. Dr. Kadir Göktürk, “Ayaklar her gün ılık su ile yıkanmalı ve iyice kurulanmalı, ayağa uygun nemlendirici krem ile cildin kuruması önlenmeli, hijyen ve fiziksel darbe açısından çıplak ayakla dolaşmaktan kaçınmalı, ayakkabı, terlik ve çorap ayağı sıkmamalı ve dolaşımı engellememeli, ayaklar kesik, yara ve mantar oluşumuna karşı korunmalı, nasır oluşması durumunda nasır bakımı uzman kişilerce yapılmalı, ayak tırnakları düz, köşeleri yuvarlak şekilde kesilmeli, ayakkabılar çorapsız giyilmemeli, rahat, yumuşak ve dikişsiz ayakkabı tercih edilmeli, sigara kullanımından kesinlikle kullanılmamalı” diye tavsiyede bulundu.